25 Haziran 2010 Cuma

Wimbledon


Bloglara meraklıysanız, ya da böyle "internette bir geziyim yahu ne olmuş" diyerek her gün 1-2 saatinizi bilgisayar başında harcıyorsanız, bu maç hakkında hiç bir şey duymamış olmanız imkansız. Yani biraz sonra okuyacaklarınız öyle "ooo bak hiç öyle düşünmemiştim." diyebileceğiniz şeyler değil, baştan uyarıyım dedim.


Ben hayatım boyunca hiç bir şeye 1-2 saatten fazla konsantre olamadım, ne ders çalışırken, ne oyun oynarken, ne başka saçma bir iş yaparken. benim için bir şeyle ilgilenmek; ben o işin üstesinden biraz gelmeye başladığımda ya da, o benim biraz üstemden gelmeye başlayınca biter.
Bu bağlamda uzun sürede yapılan her şey takdirimi kazanmıştır. Örnek olarak Ulm Katedrali'ni verebiliriz (513 sene). Biraz fazla uzun süren inşasına rağmen güzel yapıdır. Konumuz olan spor olaylarına dönecek olursak, sporu esas sevme nedenimiz çok da uzun olmayan sürelerde bizdeki rekabet duygusunu dindirebilmesidir. hatta bir çok spor dalında biz sıkılmayalım, rekabet ihtiyacımızı tam dozunda karşılayalım diye çeşitli önlemler alınmıştır. Futboldaki penaltı, voleybol ve tenisteki tie-break gibi. Biz maksimum 4-5 saatimizi ekran başında geçirir ve 2 gün sonra tüm olayı unuturuz. işte bazen istisnai olaylar oluşur ve onlar da dünya tarihindeki yerlerini alırlar. Geçtiğimiz hafta içinde olan da tam olarak buydu işte. Geçen yıl ilk olarak US Open ikinci turunda Marsel İlhan'ı yenince tanıdığımız dev adam John Isner ile tenisle içli dışlı olan insanlar hariç kimsenin tanımadığı (belki biraz one tree hill'deki mouth karakterine benzetebileceğimiz) Nicolas Mahut'nün kapışması tam anlamıyla 11 saatlik bir ziyafetti. Bu epik olayı izleyebildiğimiz için ne kadar şanslı olduğumuzu ne zaman anlarız bilemiyorum. Oynanan oyun hakkında yorum yapmaya gerek yok 11 saat ter döktükleri kortta süper bir oyun izlememiz beklenemezdi zaten. Ama ortaya koyulan mücadeleyi yüceltmek için kelimeler kifayetsiz kalır. Bize böyle bir olayı izlettikleri için teşekkür etmekten başka yapabileceğimiz bir şey yok. 50,100 yıl geçse de unut(a)mayacağımız bir maç o yüzden izlediğiniz her anın değerini bilin.



maç sonu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder